{"product_id":"tarihoncesinden-bugune-akdeniz-dunyasi-ve-doga-kriz-cagina-nasil-geldik","title":"Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası Ve Doğa - Kriz Çağına Nasıl Geldik","description":"\u003cp\u003e\u003cstrong\u003eTarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası Ve Doğa - Kriz Çağına Nasıl Geldik\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eToprak ilk Akdeniz halklarının kültürel temeliydi; toprağa bağlı ve yakın olduklarını kabul ediyor, doğayı çeşitli şekillerde işlenen kırsal dünya içerisinden kavrıyorlardı. Sahip oldukları bu doğa imgesi, ticaretten sosyal yaşama, dini ritüellerden tarım etkinliklerine kadar hayatın her alanına nüfuz etmişti. Binlerce yıl boyunca insanlık ile ona ev sahipliği yapan toprak arasında keskin bir ayrım yoktu. Doğayla büyük ölçüde uyumlu bir ilişkinin var olduğunu kabul eden yaygın bir uzlaşı vardı. Antik Akdeniz’de geleneksel tarım, doğal ekosistemlerin temel özelliklerine aykırı değildi. Zengindi, karmaşıktı, kendi kendini düzenliyordu ve esnekti. Bu ilişki, doğanın, insanın müdahale etmediği yabani kırsal olarak algılanmaya başladığı 18. yüzyılın sonlarında sona erdi. Yüzyılın başlarında insan dünyası, tarımsal âlem ve işlenmemiş doğa alanı, iç sınırları olmayan kesintisiz tek bir sahaydı. Fakat yüzyılın sonuna gelindiğinde çağın önemli yazarları bu süreklilik içerisinde keskin bir bölünme yaratmış ve tarım dünyasını doğa dünyasından ayırmışlardı. Bu ani ve çarpıcı duyarlılık değişimi ekolojik anlayışı baş aşağı etti ve halen daha mücadele etmekte olduğumuz çok önemli sonuçlara sebep oldu. James H. S. McGregor dünyanın bugün karşı karşıya olduğu çevre krizinin kökeninde Batı toplumunun “İlk Doğa” ilkesini, insan toplulukları ile doğa dünyası arasındaki uyumlu ilişkiyi terk etmesinin yattığını öne sürüyor. Bu temel eser bizlere yeni bir çevresel sorumluluk yaklaşımı sunmakla kalmıyor, doğadaki yerimize dair eski anlayışı yeniden edinmemiz gerektiğini söylüyor. Doğaya karşıt ve hasım konumumuzu terk etmeli, doğuştan ait olduğumuz biyolojik dünyada geçmişin kendini ispatlamış teknikleriyle yetiştiricilik yapan kimliğe dönmeliyiz. Kaybedilen şeyler çok, toprak ve çevre büyük zararlar gördü, geleneksel bilgi de taşıyıcılarıyla beraber öldü. Fakat halen daha kurtarılabilecek, üzerinde çalışılabilecek ve yeniden düşünülebilecek çok şey var.\u003c\/p\u003e\n\u003cul\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eYazar:\u003c\/strong\u003e James H. S. Mcgregor\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eYayınevi:\u003c\/strong\u003e İş Bankası Kültür Yayınları\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eISBN:\u003c\/strong\u003e 9786254052330\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eKategori:\u003c\/strong\u003e Tarih \/ Araştırma İnceleme\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eCilt:\u003c\/strong\u003e Ciltsiz\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eSayfa Sayısı:\u003c\/strong\u003e 412\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eDil:\u003c\/strong\u003e Türkçe\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eBaskı:\u003c\/strong\u003e 1. Baskı\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eYayın Tarihi:\u003c\/strong\u003e Şubat 2021\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eEbat:\u003c\/strong\u003e 15,50 x 23,50 cm\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eKağıt Türü:\u003c\/strong\u003e 2. Hamur\u003c\/li\u003e\n\u003cli\u003e\n\u003cstrong\u003eÇevirmen:\u003c\/strong\u003e Barış Gönülşen\u003c\/li\u003e\n\u003c\/ul\u003e\n\u003cp\u003eTüm Avrupa, Amerika ve Avustralya'ya hızlı teslimat.\u003c\/p\u003e","brand":"İş Bankası Kültür Yayınları","offers":[{"title":"Ciltsiz","offer_id":56088337252678,"sku":"9786254052330","price":18.7,"currency_code":"GBP","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0935\/7869\/0886\/files\/unnamed_7fee7d00-c940-47a1-882a-dac02a9843e2.jpg?v=1782120550","url":"https:\/\/www.mezetto.shop\/products\/tarihoncesinden-bugune-akdeniz-dunyasi-ve-doga-kriz-cagina-nasil-geldik","provider":"mezetto","version":"1.0","type":"link"}