Ürün bilgisine atla
1 / 1

Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru

Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru

Eleştirel Bir Sosyolojiye Doğru

Gerçekten de özgürleştirici akıl kendi iddialarını meşrulaştırmak için sağduyunun ötesine geçmeli ve sağduyunun kendi doğruluğundan emin olmasını sağlayan gündelik varoluşu –mantıkdışı bir şekilde değil– soğukkanlılıkla sorgulamalıdır. Özgürleştirici akıl sağduyusal deneyimin insanlara hâlihazırda sunduğu bilgiyi sadece yeniden dile getirmeye çalışan – tutsaklığın bilimi ya da onun eleştirisi gibi– diğer teorilerle basitçe rekabet etmez. Özgürleştirici akıl sağduyusal deneyimin sunduğu bu bilginin geçerliliğini hiç tereddüt etmeden reddeder; bu bilgiyi inandırıcı olmayan, kısmî, tarihsel açıdan sınırlı bir bilgi olarak, kötürümleştirilmiş, sakatlanmış, köreltilmiş bir varoluşun yansıması olarak tasvir eder. O sağduyu ile değil, aksine sağduyunun temelini oluşturan –sosyal gerçeklik olarak adlandırılan– pratik *deneyim+ ile mücadele eder.... Sağduyu insanlardan özgürleştirici aklın kabul etmekte zorlandığı *toplumun+ ‘doğa yasaları’na inanmalarını istediğinde, bunun karşısında özgürleştirici akıl kendini sağduyusal olgu ve kanıt toplama yöntemini ve sağduyusal akıl yürütme mantığını yeniden gözden geçirmekle sınırlamaz. Özgürleştirici akıl, kaçınılmaz olarak, bu türden olguları ve kanıtları sağlayan ve sağduyusal akıl yürütmeyi teşvik eden ‘deneyimi’ hedef alır. O sözde ‘*toplumsal+ doğa’nın ‘doğallığını’ sorgular... Özetlemek gerekirse, özgürleştirici akıl sağduyu ile üç önemli cephede çatışır: (i) sağduyunun insanın doğası –ya da toplumsal doğa– olduğunu iddia ettiği şeyin ‘doğal olmadığını’ göstermeye çalışır; (ii) sağduyunun alternatif gerçeklikleri reddettiğini ortaya koyar ve onu mahkûm eder ve (iii) sağduyunun –insanın tarihsel çıkmazını sürdürerek– salt araçsal terimlerle ifade edilebilecek türde çok sayıda mini probleme dönüştürüp bölük pörçük hâle getirdiği varoluşsal meselelerin meşruiyetini yeniden tesis etmeye çalışır. Özgürleştirici akıl, bu üç konudaki görüş ayrılığından dolayı, Durksonscu sosyolojide yapılanın aksine, sağduyuyu –doğru veya yanlış bir şekilde– düzeltmekle ve sağduyuyla ilgili teorik olarak daha sofistike bir analiz geliştirmeye çalışmakla yetinemez...

  • Yazar: Zygmunt Bauman
  • Yayınevi: Phoenix Yayınevi
  • ISBN: 9786057789587
  • Kategori: Sosyoloji
  • Cilt: Ciltsiz
  • Sayfa Sayısı: 216
  • Dil: Türkçe
  • Baskı: 1. Baskı
  • Yayın Tarihi: Temmuz 2024
  • Ebat: 13,50 x 21,00 cm
  • Kağıt Türü: 2. Hamur
  • Çevirmen: Bekir Balkız & Ümit Tatlıcan

Tüm Avrupa, Amerika ve Avustralya'ya hızlı teslimat.

🎁 5 Al 4 Öde — Sepetine 5 kitap ekle, biri Mezetto'dan hediye!📧 Üstelik abone olanların ilk kitap alışverişinde ekstra %10 indirim!

Normal fiyat £8.50 GBP
Normal fiyat İndirimli fiyat £8.50 GBP
İndirim Tükendi
Kargo, ödeme sayfasında hesaplanır.
Cilt
Adet

Kitap Bilgi ve Okur Rehberi

Bu kitap kimin kaleminden çıktı?

Bu eser, Zygmunt Bauman tarafından kaleme alınmıştır.

Kitap, Phoenix Yayınevi tarafından yayımlanmıştır.

Hangi okurlar için değerlendirilebilir?

Bu kitap, ana dilinde okumayı tercih eden yurtdışındaki Türkçe okurlar için Mezetto kataloğunda yer alır.

Kitabın temel bilgileri nelerdir?
YazarZygmunt Bauman
YayıneviPhoenix Yayınevi
DilTürkçe
Sayfa Sayısı216
Cilt TipiCiltsiz
KategoriSosyoloji
ISBN9786057789587
Yurtdışından sipariş verilebilir mi?

Yurtdışındaki Türkçe okurlar için kargo ve teslimat koşulları, sipariş adresine göre değişebilir.

Mezetto’da Türkçe kitap keşfi

Mezetto, Türkçe kitapları yurtdışındaki okurlarla buluşturmaya odaklanan bir kitap mağazasıdır. Çocuk kitaplarından edebiyata, tarih kitaplarından kişisel gelişime kadar farklı kategorilerde Türkçe kitapları tek katalog içinde keşfetmenize yardımcı olur.

Tüm ayrıntıları görüntüle