Ürün bilgisine atla
1 / 1

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş

Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş

Kierkegaard, bu kısa lakin anlam ve mesaj yüklü eserinde, İncil’deki Dağ Vaazını temel alarak, insanın varoluşsal gerçeklerini ve koşullarını ince ve yer yer ironik bir dille mercek altına yatırıyor, ve diğer eserlerinde olduğu gibi bunda da dini inanışı eleştirel düşünceye açıyor. İnsanoğlu, Kierkegaard’un “karşılaştırma huzursuzluğu” dediği şeyden muzdarip; hep olduğundan daha fazlasını istiyor, komşunun bahçesindeki çimen ona hep daha yeşil görünüyor. Kuş gibi hür olma arzusu samimi bir arzu olabilir, lakin bu arzu hiçbir zaman gerçekleşemeyeceğine göre, insanı endişe ve umutsuzluğa da sürükleyebiliyor. Biz insan olarak hiçbir zaman bir kuş gibi kaygısız olamayız, lakin bir kuşun “ah keşke insan olsaydım” dediğini de hiç duymamışızdır. İşte, gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğrenebileceğimiz ilk şey bu oluyor: bir şey dememek, sükut etmek! Fazla lafın, çenebazlığın endişeye götüren bir yol olduğunu söylüyor Kierkegaard. Sonra kırdaki küçük bir zambak kendini başka bir şeyle veya diğer zambaklarla mukayese etmekle de uğraşmıyor. Onun öbürlerinden daha güzel olmak veya göze en güzel görüneceği başka bir yerde yetişmek, veyahut kendini öbür zambaklara göre kanıtlamak, tanımlamak gibi bir emeli yok. Kuşla zambaktan öğrenebileceğimiz ikinci şey: zambağın itaatkârlığı! İnsan olarak kaderimize razı olmamız ve habire başkalarıyla meşgul olmamamız icap ediyor. Mütemadiyen belli bir yere doğru yolda olmamamız ve her şeyi sorguya tabi tutmamamız icap ediyor. Mütevazı olmayı öğrenmemiz icap ediyor. Gökteki kuştan ve kırdaki zambaktan öğreneceğimiz son şey, Kierkegaard’a göre, dert ve endişelerimizin yükünü Tanrının omuzları üzerine yüklemek oluyor. Yarın ne olacağını önceden kestirebilmemiz mümkün değil; dolayısıyla endişe etmek gayet abes oluyor. Tam burada ve tam şu anda yaşamamız, laf söylemekten ziyade lafa kulak vermemiz, kendimizi başkalarıyla mukayese etmeyi bırakmamız, ve son fakat aynı derecede önemli, sevince kendimizi bilfiil kaptırmamız icap ediyor.

  • Yazar: Soren Kierkegaard
  • Yayınevi: Pinhan Yayıncılık
  • ISBN: 9786057768155
  • Kategori: Felsefe / Din Felsefesi
  • Cilt: Ciltsiz
  • Sayfa Sayısı: 56
  • Dil: Türkçe
  • Baskı: 1.Baskı
  • Yayın Tarihi: Mart 2020
  • Ebat: 13,50 x 21,50 cm
  • Kağıt Türü: 2.Hamur
  • Çevirmen: Nur Beier

Tüm Avrupa, Amerika ve Avustralya'ya hızlı teslimat.

🎁 5 Al 4 Öde — Sepetine 5 kitap ekle, biri Mezetto'dan hediye!📧 Üstelik abone olanların ilk kitap alışverişinde ekstra %10 indirim!

Normal fiyat £4.25 GBP
Normal fiyat İndirimli fiyat £4.25 GBP
İndirim Tükendi
Kargo, ödeme sayfasında hesaplanır.
Cilt
Adet

Kitap Bilgi ve Okur Rehberi

Bu kitap kimin kaleminden çıktı?

Bu eser, Soren Kierkegaard tarafından kaleme alınmıştır.

Kitap, Pinhan Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır.

Hangi okurlar için değerlendirilebilir?

Bu kitap, ana dilinde okumayı tercih eden yurtdışındaki Türkçe okurlar için Mezetto kataloğunda yer alır.

Kitabın temel bilgileri nelerdir?
YazarSoren Kierkegaard
YayıneviPinhan Yayıncılık
DilTürkçe
Sayfa Sayısı56
Cilt TipiCiltsiz
KategoriFelsefe
Alt KategoriDin Felsefesi
ISBN9786057768155
Yurtdışından sipariş verilebilir mi?

Birleşik Krallık’ta Türkçe kitap arayan okurlar için teslimat seçenekleri sipariş adresine göre görüntülenir.

Mezetto’da Türkçe kitap keşfi

Mezetto, Türkçe kitapları yurtdışındaki okurlarla buluşturmaya odaklanan bir kitap mağazasıdır. Çocuk kitaplarından edebiyata, tarih kitaplarından kişisel gelişime kadar farklı kategorilerde Türkçe kitapları tek katalog içinde keşfetmenize yardımcı olur.

Tüm ayrıntıları görüntüle